Google Wave: Welcome to Skynet!


Google I/O konferanslarında açıklanan ve sloganı “a new personal communication and collaboration tool" olan bu yeni platform nedir? Ne değildir? Bu yazıda sizlerle bunu paylaşmak istedim. Öncelikle bu platformun tamamının gwt (google web toolkit) ile hazırlandığını ifade etmek gerekir ki bu durum O’na son derece esneklik kazandırmakta, mobil cihazlarda bile uygulama alanı bulabileceği anlamına gelmektedir. Başlangıçta sadece geliştiriciler için kullanıma sunulan Google Wave tahmin edilebileceği gibi açık kaynak kodlu bir yazılım ve Ekim 2009 geldiğimizde 100.000 yeni kullanıcısı seviyesine yükseltildi. 29 Kasım itibariyle ise Google Wave resmi sitesinden başvuran ve sistemi test etmek isteyen (benim gibi) pek çok kullanıcıya 8 davetiye (bana da bana da seslerini duyar gibiyim) ile birlikte kullanım hakkı verilmiş durumda.

Daha hiçbir detayından haberdar değilken ortalıkta dolaşan dedikodulara göre Google’ın, e-posta mantığını kökten değiştirecek bir platforma imza attığı söylenmekteydi. Sistemin yaratıcısı Lars Rasmussen’e göre “e-mail bugün keşfedilse yaklaşık böyle birşey olabilir”miş. Evet farkettiğiniz gibi ortada bir paradigma değişikliği bulunuyor. Google e-postaları (ve benzer dökümanları) herkes için ayrı ayrı depolamak ve gönderme protokolünü kullanmaktansa sisteme üye olan herkes için ortak bir depolama alanında tutacak ve yine ortak bir platformdan bu veriyi paylaştıracak. Bu hem Google’ın depolama maliyetlerinde bir düşüş hem de bizlerin veriye hızlı ulaşıp, ortak çalışma alanı bulmamız anlamına geliyor.

Platform içinde döküman ya da yazışmalardan oluşmuş Wave denen bölümler yaratılabiliyor ve bunların tümünü ya da bir bölümü editleyebiliyorsunuz. Dahası Waveler üzerinde yapılan tüm değişimler anlık olarak görünüyor. Örnek vermek gerekirse bir çeviri üzerinde birkaç kişi aynı anda web üzerinden Google Wave kullanarak çalışma yapabiliyor. Yani buradaki durum tam olarak şu: bildiğiniz e-posta sanki pek çok kullanıcı tarafından editlenebilen instant message özelliği kazanmış durumda (Bekle bizi Skynet :P). Ek olarak Waveleri istediğiniz yer ve şekilde tanımlayıp, değiştirip, diğerleri ile çok kolay şekilde ilişkilendirebiliyorsunuz. Bu noktada yine bu waves içinde kullandığınız applicationlar devreye giriyor. Google'ın ifadesine göre platform içinde itunes mantığına dayanan bir application store'da yakında görebileceğiz.

Google 2010 başlarına kadar geliştirilmesini devam ettireceğini duyurduğu bu platformu şu an davetiye yöntemiyle preview (beta) biçimiyle kullanıcılara sunmakta. Bunun altında yatan şey "esrarengiz olalım herkes merak etsin"den çok gerçekten kullanıp, test etmek isteyenlerden doğru geribildirimleri alabilmek.

Google Wave ile ilgili test edenlerin internette çeşitli alanlarda yaptıkları yorumlara baktığınızda bunun ne işe yarayacağını çözen insan sayısının çok da fazla olmadığını görebilirsiniz. Çünkü platforma girişte sizi 3 adet neredeyse boş kutu karşılıyor ve bir süre siz onlara, onlar size bakıyorsunuz. İşte bu noktada konuyla ilgili biriyseniz araştırıp, resmi bloglara girip ya da çeşitli yorumları okuyup neler yapabileceğinizi öğrenebilir ya da o an sign out yapıp bir daha açmayabilirsiniz. Arayüz açısından çok da kullanıcı odaklı olduğunu şu an için söylemek zor.

Fakat insanların beklentilerine gelince gelişmiş bir Facebook aradıkları ve/veya istedikleri kesin fakat üzülerek şunu söylemeliyim ki Google Wave’den hatun bulunamayacak ya da Facebook’da yapılan diğer bir sürü abuk sabuk şey de yok. Bu bakımdan çok popüler olmasını beklemiyorum. Hatta istemiyorum da diyebiliriz. Bunun beraber Google Wave nedir? Birşeye benzet derseniz size ancak şunu söyleyebilirim: Biraz Wiki, biraz Facebook, biraz Live Messenger, biraz Share Point, biraz Gmail ve çok fazla hayalgücü :) Deneyin pişman olmazsınız…

(Not: Davetiyesi henüz olmayan ve merak edenler yorum bölümüne e-postalarını bırakırlarsa elimdekileri hemen gönderiyorum)

Comments

Popular posts from this blog

Football Tycoon

Windows 7 Hadi Hayırlısı !

e-Devlet ve işletme